16 August 2011

Elde Bulaşık Yıkamak

Bir okuyucumuz sormuştu bu mevzuyu, aslında sormadan önce de yazacaktım ama fırsat bulamadım. Ben de evlenmeden önce ve şu anda da Slovakyada iken (burda makinemiz yok) elde yıkıyorum bulaşıkları. Hatta İstanbulda kendi evimde makine olduğunda bile bazen elde yıkardım, makinanın uzun süren yıkamasını beklememek için. Bana çoğu zaman kolay ve pratik geliyor elde yıkamak ama tabi püf noktaları var.

1. püf noktası annemin de bize en çok kızdığı konuydu, fazla bulaşık çıkarmamak. Özellikle yemek yaparken, mümkün olduğu kadar az çatal bıçak, karıştırma kaşığı kullanmak, mümkün olduğu kadar az araç gereç kirletmek. Mesela en basitinden yemeği karıştırdığın kaşığı ayrıca bir tabağa değil de, kapağın tersine koymak. Yemek malzemelerin hazırlarken ayrı ayrı kaplara koymayıp, direk yemeğin içine doğramak gibi.

2. püf noktası ise pek bulaşık olmayan şeyleri, atıyorum sebze meyve yıkanan kaplar, pirinç ölçtüğünüz tas gibi fazla yağlı olmayan şeyleri hemen suyun altına tutup bulaşıklığa koymak. Bu özellikle bulaşığın büyük bir kısmını kapsıyor. Böyle ayırdığımızda gerçekten azalıyor.

3.püf noktası, yemek yaparken çıkan bulaşıkları yıkamak. Yağlı da olsa yemek yapmak için mutfakta zaman geçirirken atıyorum soğanın kavrulmasını beklerken, biriken bulaşıklara girişmek. Hemen köpüklü sıcak su akan muslukta çıkan bulaşıkları yıkayıp kaldırın, mesela rondo kullandınız hemen yıkayın, bir tavada yağ erittiniz beklemeyin. Yemek yaparken çıkan bulaşıklar yıkanınca geriye sadece yemeği yiyeceğiniz tabak ve çatal kaşıklar bir de tencereler kalıyor. İki kişiyseniz çok az gerçekten.

Şimdi ise bulaşık yıkama aşamasına değinelim. Ben bunu ikiye ayırıyorum ya tam teçhizatlı bulaşık yıkamak yada çeşme altında annemin tabiriyle haldur huldur yıkamak.

Tam teçhizatlı yıkama nasıl olur? Bu annelerimizden gördüğümüz yıkama şeklidir. Eskiden çeşmelerden sıcak su akmadığı zamanlardan kalan alışkanlık bu. Önce bir çaydanlıkta su kaynatılır, ama hepsi leğene dökülmez. Çünkü çok sıcaktır biraz ılıştırmak gerekir. Diğer yandan yıkadıkça su soğuyacaktır bu yüzden ara ara çaydanlıktan sıcak su ilavesi yapılır. Kural suyu kirletmemek için en temizlerden başlamak, yani önce bardaklar, çatal kaşıklar, tabaklar ve tencereler. Tabi bütün bu bulaşıklar önceden sudan geçirilmeli, suda beklemeli yada içine su konmalı. Kabası lavaboya atılıp öyle leğene sokulmalı. Bunun için benim yöntemim tüm kirli bulaşıkları lavaboya doldurmak, suyla biraz süzüp, bulaşık yıkama leğenine almak. Köpüklü suda yıkadıktan sonra içine soğuk su konmuş başka bir leğene alınmalı bulaşıklar. Burada hepsi birikecek. Lavaboda kirli bulaşıklar bitince, soğuk sulu leğende (durulama leğeni) ve muhtemelen tezgahta köpüklü bulaşıklar birikeceğinden, durulama leğeni musluğun altına alınır. Suyun altında durulanır ama zaten durulama leğeninde beklerken, köpükleri dağıldığı için bu iş kolay olacaktır. Bu sürede çeşme akar, diğer köpüklü bulaşıklar da leğende durulanır kendiliğinden. Hepsini teker teker çeşmenin altında durulayıp bulaşıklığa dizilir.

Diğer yıkama şekli sıcak su akan evlerde yaşayan yeni nesil ev hanımlarının tekniği. Tüm bulaşıklar lavaboya yığılır. Süngere gerektikçe deterjan dökülerek, her bir eşya tek tek hem yıkanır hem durulanır ve doğrudan bulaşıklığa kaldırılır. Ben de böyle yapıyorum ve genelde eşim masayı toplayana kadar benim bulaşıklarım biter. Çok hızlı olur yani.

Bulaşık yıkarken zaman zaman ovma, cifleme gibi durumlar oluyor. Bunlar zaman alan ve yorucu işlemler. Genel olarak bazı şeylere dikkat ederseniz bunlar da çok çabuk sonuçlanır.

Mesela dibi tutmuş tencere ve tepsileri ovmak, kurumuş makarna patates gibi şeylerin tabaklardan çıkarmak çok zordur. Ben hemen yıkayamayacaksam bulaşıktan sonra tüm parçaların içen su koyar yada sulu bir leğene atarım. Tencerelerin içine mutlaka (yansın yanmasın su koyarım), çok dibi tutmuş şeylerde ve fırın tepsilerinde kettleda hemen su kaynatır içine dökerim ve bir miktar da deterjan ekleyip öyle bırakırım. Bunları yaptığınızda normal bulaşık yıkama hızında uğraşmadan çıktığını göreceksiniz.

Beni rahatsız eden bir diğer şey de dıştan dibi yanık yanık görünen tencere ve tavalardır. Özellikle kızartma  tavaları çok kararıyor. Belli bir zamandan sonra bunun önüne geçmek imkansız ama her bulaşık yıkamada çok az bile karartı varsa (özellikle çelik tencerelerde, çaydanlıklarda) hemen ciflediğinizde (yada tellediğinizde ) çıkıyor. Bu karartılar birikmezse uzun süre pırıl pırıl kullanabiliyorsunuz, tek mesele bekletmemek ve görür görmez yıkamak.

Elde yıkama yapanların mutlaka sahip olması gereken, bulaşık deterjanı, cif, iyi bir sünger ve top şeklindeki tellerdir. Bunlar pırıl pırıl bulaşıklar için yeterlidir.

Keyifli bir bulaşık için ise gerekli olan şey, çalan radyo eşliğinde şarkı söylemektir ki, hele bir de lavabonun üzerinde cam varsa ve gelen geçen seyredilebiliyorsa

3 comments:

  1. Güzel bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık. Ben de yakın dönemde kayınvalidemden öğrendiğim birşeyi eklemek istiyorum yazınızın altına. Çamaşır sodası da özellikle dibi yanmış tenceler için çok iyi bir yöntem. Pilav pişerken dibine tutup yanmış bir tencerenin içine bir miktar çamaşır sodası koyup biraz su ile ocakta kaynattım, sonra o suda bıraktım ıslı kaldı. Bu bekleme işleminden sonra temizlemesi çok kolay oldu.

    ReplyDelete
  2. o soruyu soran bendim :) çok çok teşekkürler.. siteniz yeni evlenen ve evlenmeden önceki hayatında ise ev işini sadece annesine yardım amaçlı yapıp pratik bilgiler öğrenememiş kişiler için (benim için de ) çok çok yararlı. Allah razı olsun. çok teşekkürler. yazılarınızı ilgiyle takibe devam :)

    ReplyDelete
  3. nefret ederim bulaşıktan :)

    ReplyDelete