Videoyu izleyemeyenler için kısaca anlatayım. Yuvarlak bir fırçayı bir kaç metal çubul ve vida ile, elektrikli matkaba (veya vidalama aletine) monte edilebilir hale getiriyorsunuz ve hızlı döndürme sayesinde kolayca temizliyorsunuz.
Showing posts with label ev temizliği. Show all posts
Showing posts with label ev temizliği. Show all posts
12 June 2016
Fayans Aralarını Temizlemede En Hızlı Yöntem
Biraz önce şu videoya rastladım lütfen izleyiniz. Böyle dahiyane fikirlere bayılıyorum.
26 July 2015
Traş Köpüğü İle Ev Temizliği
Ben henüz denemedim ama denemeye değer. Aşağıdaki videoya göre traş köpüğünü evde şu amaçlarla kullanabilirsiniz:
- gıcırdayan kapıların menteşelerine sürerek gıcırtıyı gidermek için
- kirli ve mat muslukları parlatmak için
- kıyafetlerdeki lekeleri çıkarmak için kullanabilir.
- banyodan sonra aynaların buharlaşmasını önlemek için de traş köpüğü ile silinmesi tavsiye ediliyor.
Videoyu buradan izleyebilirsiniz
06 November 2013
Mutfak Dolaplarindaki Yag Lekelerini Cikarmak
Mutfak dolaplarinin ozellikle aspiratore yakin bolumlerinde ve ust dolaplarin alt kisminda cok fazla yag spotlari birikir. Normalde cok dikkat cekmeyen bu bolge basinizi egip baktiginizda sizi soka sokabilir :) Boyle cok sayida sari-turuncu renkte noktalar olusmussa bunu temizlemek hic kolay degil.
Ben yillarca her turlu yolu denedim. yag cozuculer, ovucular hic biri kolay degil. Sonunda cikariyorlar ama benim yontemim kadar hizli olmuyor.
Ben bu lekeleri top seklinde olan bulasik teli ile cikariyorum. Ancak oncesinde hic su surmeyeceksiniz, hem tel hem de yuzey tamamen kuru olmali. Teli hafifce surtun ve tum lekeler kolayca kazinmis olacak, bittikten sonra islak bezle soyle bir silin tamam.
Bu yontemi bu sekilde yaglanmis her yerde kullanabilirsiniz ama cizilmeyecegine dikkat etmek lazim. Genelde mutfak dolaplarinin govdeleri kapaklarindan farkli olur ve mdf veya sunta kaplama denilen bir malzemeden yapilmis olur. Bu malzeme telden etkilenmiyor. Eger dolap kapaklariniz da boyle cizilmeyen malzeme ise (parlak laminat kapaklar uygun olmayacaktir) kapaklari da telleyebilirsiniz.
Deneyin bakin sasiracaksiniz
Ben yillarca her turlu yolu denedim. yag cozuculer, ovucular hic biri kolay degil. Sonunda cikariyorlar ama benim yontemim kadar hizli olmuyor.
Ben bu lekeleri top seklinde olan bulasik teli ile cikariyorum. Ancak oncesinde hic su surmeyeceksiniz, hem tel hem de yuzey tamamen kuru olmali. Teli hafifce surtun ve tum lekeler kolayca kazinmis olacak, bittikten sonra islak bezle soyle bir silin tamam.
Bu yontemi bu sekilde yaglanmis her yerde kullanabilirsiniz ama cizilmeyecegine dikkat etmek lazim. Genelde mutfak dolaplarinin govdeleri kapaklarindan farkli olur ve mdf veya sunta kaplama denilen bir malzemeden yapilmis olur. Bu malzeme telden etkilenmiyor. Eger dolap kapaklariniz da boyle cizilmeyen malzeme ise (parlak laminat kapaklar uygun olmayacaktir) kapaklari da telleyebilirsiniz.
Deneyin bakin sasiracaksiniz
08 October 2013
Cam Silerken Sirke Kullanmak
Cam silme suyuna sirke katıldığında daha parlak görünmesine sebep olduğunu biliyordum da doğrusu buna da üşeniyordum, halbuki deterjan koymaktan ne farkı varsa. Galiba alıştığımız düzeni değiştirmekten ziyade, onu hatırlayıp uygulama aşamasına geçmek zor olan.
Neyse, salonda çerçeve ile bölünmeyen kocaman bir pencere var. Bu cam genelde açık (tül yok) ve şahane bir ışık alıyor. Ancak her baktığımda moralimi bozan lekeler görmeme sebep oluyor. Aslında o kadar takıntılı değilim ama ne olduysa bu camı arındıramıyorum. Bildiğim her silme yöntemini denedim, silinmiş camı aynı gün kaç kere sildim yok olmuyor olmuyor. Sürekli dalgalar kalıyor. Tüm gücümle kuruluyorum çıkmıyor.
En sonunda artık nasıl olduysa ( belki deterjandan belki havadan) yağ gibi, ince bir tabakanın oluştuğuna kanaat getirdim. Bu yağı çözersem olacak gibime geldi ve bunun için de sirkeyi denedim. Ve bingo.
Fısfıslı bir şişeye sirke koyuyorum ben, onu cama sıktım biraz sildim ve kuruladım. Çok hafif kurulana ile o bagsettiğim tabaka gitti, parladı, hiç iz kalmadı. Bundan sonra o cama asla başka bir sürmem
02 July 2013
Temizlikte Sirke, Limon Tuzu ve Karbonat
Temizlikte sirke, limon tuzu ve karbonatin ve hatta urik asit icermesi nedeniyle sidigin eski zamanlarda bolca kullanildigina sahidim. Eskiden sobali evlerde yasarken, kurum lekesi olmus ortuleri cikarmak icin annem bizi ortunun uzerine isetirdi :)
Ben de temizlikte agirlikli olarak sirkeyi kullaniyorum ama digerlerini pek denemesem de kullanildigini duyuyorum. Daha once buzdolabi temizliginde ve kirec lekelerinde sirkeyi kullandigimi yazmistim.
Bu yazilari yazdiktan sonra kullanim alanlarinin daha genis oldugunu, mesela klozetteki kirlerin ve kirecin cikarilmasi icin, lavabo bataryalarini parlatmak icin, lavabolari kireclerden arindirmak icin, pas lekesi cikarmak icin kullanildigini duymustum.
Baslikta yazdigim malzemelerin pH degerleri nedir acaba diye merak edip arastirdigimda yandaki resmi buldum. pH degeri 0-14 arasinda degisir ve 7 degerinden kucukler asidik, buyukler ise bazik ozellik gosterir. 0 a yaklastikca asitligi artar, 14 e yaklastikta baziklik ve 7 degeri de notr (ne asidik ne bazik) olarak tanimlanir. Bu bilgilere gore sirke ve limon oldukca asidik ozellikte maddeler. Kabartma tozu 8.3 mus. Aslida karbonat ile kabartma tozu ayni degil ancak onu da arastirdim o ada 8.1 imis. Idrarin ph degeri ise ortalama 6 imis.
Bu durumda, kirec lekesi ve temizlikte asidik ozellikleri fazla olan sirke ve limon tuzu (veya limonun suyu, ancak pahaliya gelir sanirim) rahatca kullanilabilir.
Diger yandan biliyoruz ki asidik ve bazik ozellikteki iki madde suda karistirildiginda noturlenecek ve kopurecektir. Mesela bir bardaga su koyup biraz limon sıkarsaniz, uzerine de bir kasik karbonat atarsaniz kopurur ve kabarir. Iste bu etki aslinda oksit temizlik diye satilan pahali deterjanlarin formulu oluyor. Bu dogrultuda sirke+karbonat veya limon tuzu+karbonat karisimini su amaclarla kullanabilirsiniz
-Lavabo acici olarak, Once lavabonun icine toz karbonati dokun ve uzerine de sirke dokun. Kopururken lavabo acilacak
-Fayans, mermer, lavabo, porselen temizliginde- sungere karbonat ve limon suyu (veya sirke) dokerek silin. Ozel kopuklu mutfak temizleyicileri var ya iste onunla ayni etki. Ustelik kimyasal icermedigi icin cok saglikli.
Bir sonraki yazida sadece karbonat kullanilarak yapilan temizlik bilgilerini derleyecegim.
Ben de temizlikte agirlikli olarak sirkeyi kullaniyorum ama digerlerini pek denemesem de kullanildigini duyuyorum. Daha once buzdolabi temizliginde ve kirec lekelerinde sirkeyi kullandigimi yazmistim.
Bu yazilari yazdiktan sonra kullanim alanlarinin daha genis oldugunu, mesela klozetteki kirlerin ve kirecin cikarilmasi icin, lavabo bataryalarini parlatmak icin, lavabolari kireclerden arindirmak icin, pas lekesi cikarmak icin kullanildigini duymustum.
Baslikta yazdigim malzemelerin pH degerleri nedir acaba diye merak edip arastirdigimda yandaki resmi buldum. pH degeri 0-14 arasinda degisir ve 7 degerinden kucukler asidik, buyukler ise bazik ozellik gosterir. 0 a yaklastikca asitligi artar, 14 e yaklastikta baziklik ve 7 degeri de notr (ne asidik ne bazik) olarak tanimlanir. Bu bilgilere gore sirke ve limon oldukca asidik ozellikte maddeler. Kabartma tozu 8.3 mus. Aslida karbonat ile kabartma tozu ayni degil ancak onu da arastirdim o ada 8.1 imis. Idrarin ph degeri ise ortalama 6 imis.
Bu durumda, kirec lekesi ve temizlikte asidik ozellikleri fazla olan sirke ve limon tuzu (veya limonun suyu, ancak pahaliya gelir sanirim) rahatca kullanilabilir.
Diger yandan biliyoruz ki asidik ve bazik ozellikteki iki madde suda karistirildiginda noturlenecek ve kopurecektir. Mesela bir bardaga su koyup biraz limon sıkarsaniz, uzerine de bir kasik karbonat atarsaniz kopurur ve kabarir. Iste bu etki aslinda oksit temizlik diye satilan pahali deterjanlarin formulu oluyor. Bu dogrultuda sirke+karbonat veya limon tuzu+karbonat karisimini su amaclarla kullanabilirsiniz
-Lavabo acici olarak, Once lavabonun icine toz karbonati dokun ve uzerine de sirke dokun. Kopururken lavabo acilacak
-Fayans, mermer, lavabo, porselen temizliginde- sungere karbonat ve limon suyu (veya sirke) dokerek silin. Ozel kopuklu mutfak temizleyicileri var ya iste onunla ayni etki. Ustelik kimyasal icermedigi icin cok saglikli.
Bir sonraki yazida sadece karbonat kullanilarak yapilan temizlik bilgilerini derleyecegim.
Cam Silme Peluşu ile Yerleri Silebilirsiniz
Siz de benim gibi yaz geldiginde kalin halilari kaldirip, ince kilim ve paspaslara gecenlerden misiniz? Yazin sicakliginda en iyi yontem bu ve temizlik yapmak bence cok daha kolay. Kilimleri soooyle bir silkelersiniz, yerleri de hizlica supurup silersiniz oh mis.
Fakat sicakta elektrik supurgesini acmak kaldirmak bana cok zor geliyor. Ustelik minicik bir supurgem olmasina ragmen. Yer silmek icin buharli mopum ve duz paspasim olmasina ragmen (verdigim linkteki alt resim) onlari da kullanmak zor geliyor. Ben de cam silme aparatinin pelus kismini kullaniyorum bazen.
Ozellikle sık sık silecekseniz, amaciniz saclari ve tozlari toplamaksa bu alet cok pratik. Makine ile cekilmesi gereken daha kati copleri de bir yere toplayip kagit veya islak mendil ile aliyorum tamam.
Saclar ve tozlar pelusa yapisiyor. Lavabonun altinda yikayip elimle sıkıyorum, birazcik da sabun suruyorum ve yerleri bir iki dakika icinde toz ve saclardan arindiriyorum. Cok pratik. Ozellikle misafir gelecegi zaman yapilan acil temizliklerde tavsiye edilir.
Benim aldigim cam temizleme seti boyle bir pelus, lastikli silecek ve sopasindan olusan cok ucuz bir model. Ancak sopasi yoksa evdeki diger vileda sopalarina da takilabilir. Tum parke ve fayans yuzeyleri kolayca silebilirsiniz. Pelusu aparattan cikarip sıkmakta fayda var, cunku sulu kalabiliyor.
Fakat sicakta elektrik supurgesini acmak kaldirmak bana cok zor geliyor. Ustelik minicik bir supurgem olmasina ragmen. Yer silmek icin buharli mopum ve duz paspasim olmasina ragmen (verdigim linkteki alt resim) onlari da kullanmak zor geliyor. Ben de cam silme aparatinin pelus kismini kullaniyorum bazen.
Ozellikle sık sık silecekseniz, amaciniz saclari ve tozlari toplamaksa bu alet cok pratik. Makine ile cekilmesi gereken daha kati copleri de bir yere toplayip kagit veya islak mendil ile aliyorum tamam.
Saclar ve tozlar pelusa yapisiyor. Lavabonun altinda yikayip elimle sıkıyorum, birazcik da sabun suruyorum ve yerleri bir iki dakika icinde toz ve saclardan arindiriyorum. Cok pratik. Ozellikle misafir gelecegi zaman yapilan acil temizliklerde tavsiye edilir.
Benim aldigim cam temizleme seti boyle bir pelus, lastikli silecek ve sopasindan olusan cok ucuz bir model. Ancak sopasi yoksa evdeki diger vileda sopalarina da takilabilir. Tum parke ve fayans yuzeyleri kolayca silebilirsiniz. Pelusu aparattan cikarip sıkmakta fayda var, cunku sulu kalabiliyor.
03 November 2012
Haşlanmış Yumurtanın Suyu
Genelde ocak temizliğini sabah kahvaltıdan sonra yapıyorum ben. Akşamdan ocak batmış oluyor ve özellikle taşan süt ve çorba gibi lekeler varsa bunları çıkarmak uğraştırıyor. Ben de sabah yumurta haşladığımda onun kaynamış suyunu ocağa döküyorum, kahvaltı süresince yumuşuyor, sonra da normal bir bezle siliyorum. İstanbul'da ankastre ocağımda da aynı uygulamayı yapıyordum ve sorun olmuyordu ama ankastre yüzeylerde yumurta kabuğundan gelen kalsiyum nedeniyle herhangi bir lekelenmeye sebep olur mu bilemiyorum.
16 May 2012
Mikrofiber Bez İle Toz Almak Çok Kolaymış
En sevmediğim temizlik türü toz almak benim. Bunda en son yapılmasının da etkisi var. Ev süpürülüp yerler silindikten, ortalık toplandıktan sonra toz alınır ama bu aşamaya gelene kadar benim pilim de motivasyonum da biter. Toz almak, hele ufak tefek objeler varsa tek tek kaldırıp silmek çok uğraştrıcı.
Mikrofiber bezleri mutfakta kullanıyordum. Ankastre yüzeylerde hiç toz bırakmadan temizliyor. Ancak çoğunlukla ıslak kullandığımdan kuru haldeki performansını bilmiyormuşum. Özellikle mobilyalarda kuru halde bile (ıslak da kullanılabilir) çok güzel tozları topluyor ve bezden kolayca çıkıyor.
Resim ararken rasladığım bu sitede de kullanımı ile ilgili ayrıntılı bilgi mevcut. Ben geç keşfettim ama tavsiye ederim.
Mikrofiber bezleri mutfakta kullanıyordum. Ankastre yüzeylerde hiç toz bırakmadan temizliyor. Ancak çoğunlukla ıslak kullandığımdan kuru haldeki performansını bilmiyormuşum. Özellikle mobilyalarda kuru halde bile (ıslak da kullanılabilir) çok güzel tozları topluyor ve bezden kolayca çıkıyor.
Resim ararken rasladığım bu sitede de kullanımı ile ilgili ayrıntılı bilgi mevcut. Ben geç keşfettim ama tavsiye ederim.
07 March 2012
Cam & Pencere Silmek
Güneşin parıldamaya başlamasıyla birlikte pencerelerde temizlik yapmanız gerektiği yüzünüze çarpıyor mu benim gibi? Bu günlerde hamileliğimin 37. haftası içinde olduğumdan camları silmek gözümde büyüse de sanırım yavaş yavaş yapacağım.
Pencere ve camları silmek için iki yöntem var, birincisi klasik bezlerle silmek, ikincisi ise cam sileceği ile silmek. İkisine de kısaca değinelim.
Cam silerken dikkat edilecek önemli husus temizden kirliye doğru gitmek. Öncesinde evin içine bakan pencereler tamamen silinir sonra dışarıdan silmeye geçilir.
Ayrıca öncesinde şu ayrımı da yapmak lazım. Sadece camlar mı silinecek yoksa çerçeveler de silinecek mi. Günümüzde artık çoğunlukla pvc pencereler kullanılıyor. Eğer beyaz ise, bunlar bir süre sonra kararabiliyor. Pvc pencereleri en iyi temizleme yöntemi bulaşık süngeri ve cif ile ovmak. Hemen ardından ıslak bir bezle fazlalığı alıp durulayın. Cam silme işine geçmeden önce pvc lerin temizlenmesi gerekir çünkü bu aşamada camlar kirleniyor. Ya da sırayla yapabilirsiniz tabi bir pencere kanadının önce pvc kenarları ardından da iç kısmı silinebilir. İç kısımlarının silinme işlemini aşağıdaki gibi yapıyoruz.
Klasik Yöntem: Bu yöntemde bir leğene deterjanlı su hazırlanır. Biri ıslak biri kuru silme için tercihen beyaz renkte ve penyeden (özellikle kurulama bezi eski penye atletler falan olmalı, çünkü kurularken toz bırakmıyor) bez hazırlanır. Deterjan olarak camlarda en uygun temizlik bana göre bulaşık deterjanı ile oluyor. İsterseniz biraz çamaşır suyu da katabilirsiniz. Doğal temizlik ürünlerinden yana olanlar arap sabunu da kullanabilir. Islak bezle önce camın tüm yüzeyini siliyoruz, ardından fazla kurumasını beklemeden kuru bezle siliyoruz. Eğer kurursa yeniden ıslatıp kurulamakta fayda var, yoksa bugulu kalacaktır.
Bazı kişiler bir leğene su hazırlamak yerine doğrudan fısfıslı camsil deterjanlarını cama sıkıp ardından kurulayarak silmeyi tercih ediyor. Eğer camlar çok kirli değilse bu yöntem ideal, ancak kirli camlarda camsil yeteri kadar iyi temizlemiyor, daha çok bulanıklaştırıyor ve kurulama beziniz hemen batıyor. Bir kaç tane kurulama bezi harcamak zorunda kalınabiliyor.
Kurulama bezine alternatif olarak gazete kağıtları da kullanılabilir, gerçekten iyi temizliyorlar.
Bir de silme ve kurulama işlemini tek seferde yapmak için özel cam bezleri satılıyor. Bu bezler iyice sıkıldığından yüzeyi silerken kuru da bıraktığı için çok daha hızlı sonuç veriyor. Fakat benim kullandığım bütün bu tip bezler, çok çabuk lekelendiği ve sonrasında da lekeleri çıkaramadığım için içime pek sinmiyordu.
Cam sileceği ile silmek: Bu yöntemde de öncesinde bir süngerle tüm camı köpürtmek ardından silecekle çekmek gerekiyor. Genelde silecek iyi ise ekstra bir kurulamaya gerek kalmaz ancak, camın kenar kısımları ve köşeleri sulu kalıyor. Bunun için yine bir kuru bezle dört köşeyi de silmek lazım sonrasında. Bir de silecek ile camı silerken akan suları yakalama konusunda dikkat etmek lazım, yerlere damlayabilir. Hemen camın altında diğer elinizde kuru bezle hazır beklemekte fayda var.
Camlar silindikten sonra geriye kalan tek şey mermerler oluyor. İç mermerlerin (ya da pervazın) silinmesi sorun değil ama dış kısımda özellikle kuş pislikleri varsa biraz zahmetli. Ben bu aşamada kuş pisliklerin ıslatmadan, önce plastik bir bıçak ile kazırım. İşim bitince de o plastik bıçaklar çöpe gider. Ardından çok eskimiş gözden çıkaracağım bir ıslak bezle siler sonra onu da çöpe atarım. Kaba temizliği bittikten sonra isterseniz daha derin temziliğini cif, çamaşır suyu, sünger vs ne şekilde istiyorsanız yapabilirsiniz.
Pencere ve camları silmek için iki yöntem var, birincisi klasik bezlerle silmek, ikincisi ise cam sileceği ile silmek. İkisine de kısaca değinelim.
Cam silerken dikkat edilecek önemli husus temizden kirliye doğru gitmek. Öncesinde evin içine bakan pencereler tamamen silinir sonra dışarıdan silmeye geçilir.
Ayrıca öncesinde şu ayrımı da yapmak lazım. Sadece camlar mı silinecek yoksa çerçeveler de silinecek mi. Günümüzde artık çoğunlukla pvc pencereler kullanılıyor. Eğer beyaz ise, bunlar bir süre sonra kararabiliyor. Pvc pencereleri en iyi temizleme yöntemi bulaşık süngeri ve cif ile ovmak. Hemen ardından ıslak bir bezle fazlalığı alıp durulayın. Cam silme işine geçmeden önce pvc lerin temizlenmesi gerekir çünkü bu aşamada camlar kirleniyor. Ya da sırayla yapabilirsiniz tabi bir pencere kanadının önce pvc kenarları ardından da iç kısmı silinebilir. İç kısımlarının silinme işlemini aşağıdaki gibi yapıyoruz.
Klasik Yöntem: Bu yöntemde bir leğene deterjanlı su hazırlanır. Biri ıslak biri kuru silme için tercihen beyaz renkte ve penyeden (özellikle kurulama bezi eski penye atletler falan olmalı, çünkü kurularken toz bırakmıyor) bez hazırlanır. Deterjan olarak camlarda en uygun temizlik bana göre bulaşık deterjanı ile oluyor. İsterseniz biraz çamaşır suyu da katabilirsiniz. Doğal temizlik ürünlerinden yana olanlar arap sabunu da kullanabilir. Islak bezle önce camın tüm yüzeyini siliyoruz, ardından fazla kurumasını beklemeden kuru bezle siliyoruz. Eğer kurursa yeniden ıslatıp kurulamakta fayda var, yoksa bugulu kalacaktır.
Bazı kişiler bir leğene su hazırlamak yerine doğrudan fısfıslı camsil deterjanlarını cama sıkıp ardından kurulayarak silmeyi tercih ediyor. Eğer camlar çok kirli değilse bu yöntem ideal, ancak kirli camlarda camsil yeteri kadar iyi temizlemiyor, daha çok bulanıklaştırıyor ve kurulama beziniz hemen batıyor. Bir kaç tane kurulama bezi harcamak zorunda kalınabiliyor.
Kurulama bezine alternatif olarak gazete kağıtları da kullanılabilir, gerçekten iyi temizliyorlar.
Bir de silme ve kurulama işlemini tek seferde yapmak için özel cam bezleri satılıyor. Bu bezler iyice sıkıldığından yüzeyi silerken kuru da bıraktığı için çok daha hızlı sonuç veriyor. Fakat benim kullandığım bütün bu tip bezler, çok çabuk lekelendiği ve sonrasında da lekeleri çıkaramadığım için içime pek sinmiyordu.
Cam sileceği ile silmek: Bu yöntemde de öncesinde bir süngerle tüm camı köpürtmek ardından silecekle çekmek gerekiyor. Genelde silecek iyi ise ekstra bir kurulamaya gerek kalmaz ancak, camın kenar kısımları ve köşeleri sulu kalıyor. Bunun için yine bir kuru bezle dört köşeyi de silmek lazım sonrasında. Bir de silecek ile camı silerken akan suları yakalama konusunda dikkat etmek lazım, yerlere damlayabilir. Hemen camın altında diğer elinizde kuru bezle hazır beklemekte fayda var.
Camlar silindikten sonra geriye kalan tek şey mermerler oluyor. İç mermerlerin (ya da pervazın) silinmesi sorun değil ama dış kısımda özellikle kuş pislikleri varsa biraz zahmetli. Ben bu aşamada kuş pisliklerin ıslatmadan, önce plastik bir bıçak ile kazırım. İşim bitince de o plastik bıçaklar çöpe gider. Ardından çok eskimiş gözden çıkaracağım bir ıslak bezle siler sonra onu da çöpe atarım. Kaba temizliği bittikten sonra isterseniz daha derin temziliğini cif, çamaşır suyu, sünger vs ne şekilde istiyorsanız yapabilirsiniz.
04 December 2011
Zor Lekeli Lavaboları Temizlemek
Slovakya'daki evimiz neredesye 50 yıllık bir ev ve sanıyorum yukarıda gördüğünüz lavabo da hiç değişmemiş. Lavabonun görüntüsü yukarıdakinden daha kötüydü. Tüm yüzey kararmıştı ve sanki çatlakların arasına girmiş lekeler gibi görünüyordu. Uzun zaman bu lavaboyu temizlemek için uğraştım, çeşitli marka deterjanlarla, çamaşır sularıyla ovdum ama en iyi sonuç yukardaki resimdeki kadar oldu.
Aslında Türkiye'de olsam buraya biraz PorÇöz isimli deterjandan ya da tuz ruhu döktüğüm anda bembeyaz olurdu. Ancak burda o kadar ağır kimyasal maddeler bulamadım. En fazlası Domestos çamaşır suyu ki o da en fazla bu kadar temizliyor işte.
Sonra bir gün çamaşır suyunu ıslak bir beze sürüp lavabonun içine yaymayı akıl ettim. Normalde süngere çamaşır suyu döküp yıkadığımda yeteri kadar uzun süre beklememiş oluyordu. Bir süre beklettikten sonra, bezi koyduğum yerler bembeyaz olmuştu. Ancak hala lekeler vardı.
Ben de lavaboyu tıkacı ile tıkadım ve içine tüm yüzeyi bir parmak yüksekliğinde kaplayacak şekilde sıcak su doldurdum. İçine de biraz çamaşır suyu ekledim ve beklemeye bıraktım. Arada da biraz ovdum. Tüm yüzey bembeyaz ve pırıl pırıl oldu nihayet :)
Eğer lavabo tıkacınız yoksa bir naylon poşeti deliklere tıkıştırarak (ancak çıkarmak kolay olacak şekilde) deliği tıkayabilirsiniz. Ardından da bu yöntemi uygulayabilirsiniz.
19 September 2011
Banyo Temizliği-Küvet&Duş Kabini
Malumunuz banyoda ayrı ayrı temizlik yöntemleri uygulanacak bölümler var o yüzden bu yazıyı parça parça yazmaya karar verdim.
İstanbul'daki evimde temperli cam diye bilinen kabinden oluşan bir duş bölümüm, burda ise küvet var. Küvet ve duş teknesinin temizliğinde malzeme çok önem taşıyor. Eğer banyo tadilatınızı kendiniz yaptırıyorsanız, biraz daha para verip daha kaliteli yüzeylere sahip olanı seçmenizi öneririm, yoksa belki de ömür boyu temizlenmesi kabusa dönüşebilir.
Aynı durum lavabolarda da geçerli, bazı seramik lavabolar çok kaygan ve kaliteli olurken, bazıları ise bir el yıkamada dahi kir ve sabun artığını yüzeyinde tutuyor.
Genelde bir temizleyici süngerle ovarak temizlemek daha kolaydır. Bunun için bulaşık süngerlerinin aksine daha sert yüzeyi olan banyo süngerlerini kullanın. Bu süngerlerin yüzeyi ne kadar büyük ise o kadar çabuk temizlemenize imkan verir.
Duş teknesi yada küveti böyle süngerle, üzerine bazı de deterjanlar koyarak (ben çamaşır suyu ve cif koyarım) yada öncesinde fısfıslı temizleyicilerden tüm yüzeye sıkıp biraz bekledikten sonra, süngerle temizleyebilirsiniz. Ardından ise su tutup temizlemek yeterli.
Duş kabini camlarını temizlemek ise ayrı bir dert, zira sabun lekesi, sudaki kireç lekesi vs zamanla zoraki lekeler oluşuyor. Bunlar temizlemek için neler denemedim neler. Kireç önleyici pahalı fısfıslı deterjanlar, pek fayda etmedi. Yine de çok ovalamak yada bastrmak gerekiyor, neredeyse her çeşit ürünü denedim en sonunda kendi yöntemimi buldum. Top şeklinde olan bulaşık telleri. (Bu telleri yine yukarıda yazdığım küvet ve tekneler için de kullanabilirsiniz) Bu teller çizmiyor ve kolayca lekeleri çıkarıyor. Deterjan olarak , tele, biraz bulaşık deterjanı, yada arap sabunu (gerçekten iyi temizliyor) sürerek ovmaya başlayın. Tabi öncesinde kabinin ıslak olmasında fayda var, mümkünse banyodan hemen sonra yapın, çünkü banyo yaparken çıkan sıcak su buharı lekeleri yumuşatır. Tüm yüzeyi ovduktan sonra (fazla bastırmaya gerek kalmıyor) duş fıskiyesi ile yıkayın, pırıl pırıl.
Sizin özellikle tercih ettiğiniz ürünler ya da pratik yöntemler neler?
İstanbul'daki evimde temperli cam diye bilinen kabinden oluşan bir duş bölümüm, burda ise küvet var. Küvet ve duş teknesinin temizliğinde malzeme çok önem taşıyor. Eğer banyo tadilatınızı kendiniz yaptırıyorsanız, biraz daha para verip daha kaliteli yüzeylere sahip olanı seçmenizi öneririm, yoksa belki de ömür boyu temizlenmesi kabusa dönüşebilir.
Aynı durum lavabolarda da geçerli, bazı seramik lavabolar çok kaygan ve kaliteli olurken, bazıları ise bir el yıkamada dahi kir ve sabun artığını yüzeyinde tutuyor.
Genelde bir temizleyici süngerle ovarak temizlemek daha kolaydır. Bunun için bulaşık süngerlerinin aksine daha sert yüzeyi olan banyo süngerlerini kullanın. Bu süngerlerin yüzeyi ne kadar büyük ise o kadar çabuk temizlemenize imkan verir.
Duş teknesi yada küveti böyle süngerle, üzerine bazı de deterjanlar koyarak (ben çamaşır suyu ve cif koyarım) yada öncesinde fısfıslı temizleyicilerden tüm yüzeye sıkıp biraz bekledikten sonra, süngerle temizleyebilirsiniz. Ardından ise su tutup temizlemek yeterli.
Duş kabini camlarını temizlemek ise ayrı bir dert, zira sabun lekesi, sudaki kireç lekesi vs zamanla zoraki lekeler oluşuyor. Bunlar temizlemek için neler denemedim neler. Kireç önleyici pahalı fısfıslı deterjanlar, pek fayda etmedi. Yine de çok ovalamak yada bastrmak gerekiyor, neredeyse her çeşit ürünü denedim en sonunda kendi yöntemimi buldum. Top şeklinde olan bulaşık telleri. (Bu telleri yine yukarıda yazdığım küvet ve tekneler için de kullanabilirsiniz) Bu teller çizmiyor ve kolayca lekeleri çıkarıyor. Deterjan olarak , tele, biraz bulaşık deterjanı, yada arap sabunu (gerçekten iyi temizliyor) sürerek ovmaya başlayın. Tabi öncesinde kabinin ıslak olmasında fayda var, mümkünse banyodan hemen sonra yapın, çünkü banyo yaparken çıkan sıcak su buharı lekeleri yumuşatır. Tüm yüzeyi ovduktan sonra (fazla bastırmaya gerek kalmıyor) duş fıskiyesi ile yıkayın, pırıl pırıl.
Sizin özellikle tercih ettiğiniz ürünler ya da pratik yöntemler neler?
06 September 2011
Komple Değil Azar Azar Temizlik
Annelerimize göre ev temizliğinde haftada bir gün halılar paspaslar kaldırılır silkelenir, her yer silinir, toz alınır, gerekirse camlar silinir, mutfak banyo ovulur ve bunlar için koccaman bir gün feda edilir.
Ancak bu hem çok yorucu hem de zaman alan bir iş. Özellikle çalışan kişiler (ben de dahil) haftanın bir gününü temizlikle geçirmek istemez. Zaten illaki haftasonunun bir günü market alışverişi ve gezmeye gidecek, diğer günü de ya ziyaretler yada evde dinlenme olarak geçsin isteriz.
Bunun için ev temizliğini az zamanlarda azar azar yapıp aradan çıkarmak lazım. Böylece insan hem yorulmuyor hem de zamanını iyi değerlendiriyor. Tabi parça parça temizlik yapıldığında annemin dediği gibi "bir taraf temizken, diğeri kirliyse, ordan tozlar gelecek onu da kirletecek" gibi düşünceleri göz ardı etmek gerekiyor bunun için. Benim de zaman zaman içim elvermiyor ama tamamen pis olmasından iyidir diyorum.
Kısaca maddeleyecek olursak.
Ancak bu hem çok yorucu hem de zaman alan bir iş. Özellikle çalışan kişiler (ben de dahil) haftanın bir gününü temizlikle geçirmek istemez. Zaten illaki haftasonunun bir günü market alışverişi ve gezmeye gidecek, diğer günü de ya ziyaretler yada evde dinlenme olarak geçsin isteriz.
Bunun için ev temizliğini az zamanlarda azar azar yapıp aradan çıkarmak lazım. Böylece insan hem yorulmuyor hem de zamanını iyi değerlendiriyor. Tabi parça parça temizlik yapıldığında annemin dediği gibi "bir taraf temizken, diğeri kirliyse, ordan tozlar gelecek onu da kirletecek" gibi düşünceleri göz ardı etmek gerekiyor bunun için. Benim de zaman zaman içim elvermiyor ama tamamen pis olmasından iyidir diyorum.
Kısaca maddeleyecek olursak.
- Hiç bir iş biriktirmeyin, tezgah ovalanacaksa hemen bir akşam yemeğinin ardından bulaşıkları toplarken aradan çıkarın, banyodan sonra duş bölümünü mümkün olduğunca temiz bırakın, lavaboları gördükçe fırçalayın vs.
- Ben hızlı temizlik için ıslak mendilleri kullanıyorum. Bir yerde gördüğüm toz, leke vs hemen ıslak mendil ile siliyorum.
- Eşyaları yerlerine koyun, market poşetlerini alır almaz yerleştirin, bazı nereye tıkılacağı karar verilemeyen yeni eşyalara hemen bir yer bulun. Yoksa yığınlar oluşmaya başlayacaktır.
- Bu tip şeyler yapılsa da evin derin temizliği yani silkmek, yer silmek, toz almak, cam silmek, banyoyu ciflemek, yerleri ovmak gibi daha zor olan işleri de günlere bölün. Aynı anda değil her gün birini yada birkaçını yapın. Ben oda oda temizlik yaparım genelde. Bugün sadece bir odayı yapar, her ayrıntısını komple bitirir, ertesi gün diğer odaya geçerim.
Bir de çok derin işler var mesela birkaç ayda bir yada yılda birkaç kere yapılan. Onlar için de liste yapıp buzdolabına asarım. Örneğin mutfak yada banyo fayanslarının yerden tavana kadar ciflenmesi, silinmesi, çok yağlı objelerin (fırın, aspiratör vs) kazınması, gardrobun dökülüp yerleştirilmesi, atılacak kalacak ayrışımının yapılması, yorganların yastıkların havalandırılması, yıkanacakların yıkanıp kaldırılması vs... Bu işler için insan geniş zamanlar umuyor, ama bir türlü eli gitmiyor. Eğer her gün gözünüze batan bir liste olursa, ve ona çizgi çekmek uğruna yapayım da bitsin diye girişmek daha kolay oluyor benden söylemesi.
23 August 2011
Yer Silme
Yer silmek için olası tüm seçenekleri denemiş biri olarak deneyimlerimi paylaşmak istiyorum.
Eski ev hanımları için, resimdeki gibi dizlerin üzerine çökmeden, elinle silmeden yapılan temizlik temizlik değildir. Çünkü elinle silerken dip köşe ne varsa silinir, en kuytu yerler parmakla deşilir, ovulur vs. Ancak elbette en yorucu ve zahmetli yer silme işlemi budur. Bu seçeneği tercih edenler, genelde elektrik süpürgesi kullanmayı sevmezler. Ufak tefek çöpleri yer bezi ile silerken toplayıp silkelerler. Ancak özellikle saç, tüy gibi şeyler beze yapışır, çıkması işkencedir. Ben de hiç sevmem bu yöntemi ama bazen mecbur kalıyorum.
El ile yer silmenin tek avantajı gerçekten iyi temizlenmesi ve fazla ıslak kalmaması. Özellikle parkeli döşemelerin çok ıslak olmaması gerekiyor. Islak silinirse su lekesi izi kaldığı gibi, parkeler suyu çeker, ömrü kısalır.
Yıllar önce el ile yer silmeye alternatif püsküllü viledalar çıktı. Ne büyük bir yenilikti sopa ile silmek. Gerçi ondan önce bazı ev hanımlarımız uzun saplı badana fırçasına bezi dolayarak, ya da elektrik süpürgesine bezi dolayarak yer silme eylemleri gerçekleştiriyorlardı. Neyse püsküllü viledalar ile silmek kolaydı, pratikti ama gel gör ki ufak tefek parçaları toplamıyordu, sağa sola saçılıyordu. Kovasında yer alan sıkma aparatı da hiç de iyi sıkmıyordu. Bu yüzden parkeler sulu sulu kalıyordu.
Sonra bu seçenek apartman merdivenleri ya da banyolar, balkonlar gibi, sulu kalsa da pek önemi olmayacak yerlerde kullanılmaya başlandı. Evlerde titiz hanımlar yine el ile silmeye döndüler, bazıları da viledanın püsküllerini eliyle iyice sıkarak silmeye devam etti...
Ardından bence gerçekten büyük bir buluş olan moplar çıktı. Mopu hem iyi temizleme hem de hız açısından gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Fazla sulu bırakmıyor, hem yerdeki hem halıların üzerindeki çer çöpü topluyor, hem de tek yıkamayla tüm pislikler akıp gidiyor. Kendim annem ve ablalarımı da sayarsak 10 tane kadar mop deneyimim oldu. Bunların iki çeşidi var, soldaki gibi iki silindir çubuk ile sıkılan ve sağdaki gibi katlanarak sıkılan.
Ben katlanarak sıkılanları önereceğim, diğerlerine göre daha iyi sıkıyor ve bir de alırken ünlü bir marka almanızı öneriyorum, birçok mopu sıkmaya çalışırken sopalarının yada aparatlarının kırılması nedeniyle çöpe attık. Oysa onlardan 5-6 tl pahalı olan iyi markalı bir mop çok uzun süre gidiyor, ben İstanbul'daki evimde 2 tane kırdıktan sonra aldığım üçüncü iyi markalı mopu iki senedir kullanıyorum ve uzun süre dayanacak gibi görünüyor. Üstelik ucundaki sünger de eskiyince yenilenebiliyor.
Bir diğer önereceğim seçenek de aşağıdaki seçenek, özel bir adı var mı bilmiyorum. Slovakya'da eşim önce aşağıdaki yer silme aparatını almış (ama kovasız), sonra evimizdeki alışkanlıktan dolayı mop almış ( o benden önce gelmişti, bir süre kendisi temizlik yapmıştı). Ben de gelince mopu pek kullanmadım çünkü burdaki iyi bir model değildi ve beni daha çok yoruyordu, elde silmeye başlamıştım. Bir gün dolapta bunu gördüm ve denedim.
Kesinlikle bayıldım, tüm evi 15 dakkada silebiliyorum, çok hızlı çok kolay ve pratik. Kovasının olduğunu buraya yazı yazmak için resim ararken gördüm, nasıl sıkıyor bilmiyorum. Ben bezini çıkarıp elimle yıkayıp, sıkıp takıyorum. Bir odaya en fazla iki kere yıkamam gerekiyor (bu bomboş halısız bir oda için söylediğim miktar, halının dışında kalan yerleri silmek için tek el yıkaması ile birkaç oda bile silebilirsiniz), o yüzden çok zorlayıcı değil elde yıkamak.
360 derece döndüğü için çok kolay siliniyor (mopta bu serbestlik yok, daha zorluyormuş o), bezini yıkadığımda kolayca temizleniyor, zor lekelerde bastırdığında hemen çıkıyor, bir de ince olduğu için çok alçak yerlere bile giriyor. Mesela buzdolabının altını bile (komple değil elbet, kenarlarını) silebiliyorum. Malesef mop kalın yapısından dolayı kıyı köşe ve eşyaların altlarına ulaşamıyor.
Bütün bu seçenekler doğrultusunda size uyan hangisinin olduğuna siz karar vereceksiniz. Benim son tecrübemden sonra bu ince paspaslar tercihim, üstelik kuru haliyle yerleri kuru da silebilirsiniz. Kuru haliyle silme günlük temizlik için ideal, şöyle çok toz görünen kısımları hemen alabilirsiniz.
Eski ev hanımları için, resimdeki gibi dizlerin üzerine çökmeden, elinle silmeden yapılan temizlik temizlik değildir. Çünkü elinle silerken dip köşe ne varsa silinir, en kuytu yerler parmakla deşilir, ovulur vs. Ancak elbette en yorucu ve zahmetli yer silme işlemi budur. Bu seçeneği tercih edenler, genelde elektrik süpürgesi kullanmayı sevmezler. Ufak tefek çöpleri yer bezi ile silerken toplayıp silkelerler. Ancak özellikle saç, tüy gibi şeyler beze yapışır, çıkması işkencedir. Ben de hiç sevmem bu yöntemi ama bazen mecbur kalıyorum.
El ile yer silmenin tek avantajı gerçekten iyi temizlenmesi ve fazla ıslak kalmaması. Özellikle parkeli döşemelerin çok ıslak olmaması gerekiyor. Islak silinirse su lekesi izi kaldığı gibi, parkeler suyu çeker, ömrü kısalır.
Yıllar önce el ile yer silmeye alternatif püsküllü viledalar çıktı. Ne büyük bir yenilikti sopa ile silmek. Gerçi ondan önce bazı ev hanımlarımız uzun saplı badana fırçasına bezi dolayarak, ya da elektrik süpürgesine bezi dolayarak yer silme eylemleri gerçekleştiriyorlardı. Neyse püsküllü viledalar ile silmek kolaydı, pratikti ama gel gör ki ufak tefek parçaları toplamıyordu, sağa sola saçılıyordu. Kovasında yer alan sıkma aparatı da hiç de iyi sıkmıyordu. Bu yüzden parkeler sulu sulu kalıyordu.
Sonra bu seçenek apartman merdivenleri ya da banyolar, balkonlar gibi, sulu kalsa da pek önemi olmayacak yerlerde kullanılmaya başlandı. Evlerde titiz hanımlar yine el ile silmeye döndüler, bazıları da viledanın püsküllerini eliyle iyice sıkarak silmeye devam etti...
Ardından bence gerçekten büyük bir buluş olan moplar çıktı. Mopu hem iyi temizleme hem de hız açısından gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Fazla sulu bırakmıyor, hem yerdeki hem halıların üzerindeki çer çöpü topluyor, hem de tek yıkamayla tüm pislikler akıp gidiyor. Kendim annem ve ablalarımı da sayarsak 10 tane kadar mop deneyimim oldu. Bunların iki çeşidi var, soldaki gibi iki silindir çubuk ile sıkılan ve sağdaki gibi katlanarak sıkılan.
Ben katlanarak sıkılanları önereceğim, diğerlerine göre daha iyi sıkıyor ve bir de alırken ünlü bir marka almanızı öneriyorum, birçok mopu sıkmaya çalışırken sopalarının yada aparatlarının kırılması nedeniyle çöpe attık. Oysa onlardan 5-6 tl pahalı olan iyi markalı bir mop çok uzun süre gidiyor, ben İstanbul'daki evimde 2 tane kırdıktan sonra aldığım üçüncü iyi markalı mopu iki senedir kullanıyorum ve uzun süre dayanacak gibi görünüyor. Üstelik ucundaki sünger de eskiyince yenilenebiliyor.
Bir diğer önereceğim seçenek de aşağıdaki seçenek, özel bir adı var mı bilmiyorum. Slovakya'da eşim önce aşağıdaki yer silme aparatını almış (ama kovasız), sonra evimizdeki alışkanlıktan dolayı mop almış ( o benden önce gelmişti, bir süre kendisi temizlik yapmıştı). Ben de gelince mopu pek kullanmadım çünkü burdaki iyi bir model değildi ve beni daha çok yoruyordu, elde silmeye başlamıştım. Bir gün dolapta bunu gördüm ve denedim.
Kesinlikle bayıldım, tüm evi 15 dakkada silebiliyorum, çok hızlı çok kolay ve pratik. Kovasının olduğunu buraya yazı yazmak için resim ararken gördüm, nasıl sıkıyor bilmiyorum. Ben bezini çıkarıp elimle yıkayıp, sıkıp takıyorum. Bir odaya en fazla iki kere yıkamam gerekiyor (bu bomboş halısız bir oda için söylediğim miktar, halının dışında kalan yerleri silmek için tek el yıkaması ile birkaç oda bile silebilirsiniz), o yüzden çok zorlayıcı değil elde yıkamak.
360 derece döndüğü için çok kolay siliniyor (mopta bu serbestlik yok, daha zorluyormuş o), bezini yıkadığımda kolayca temizleniyor, zor lekelerde bastırdığında hemen çıkıyor, bir de ince olduğu için çok alçak yerlere bile giriyor. Mesela buzdolabının altını bile (komple değil elbet, kenarlarını) silebiliyorum. Malesef mop kalın yapısından dolayı kıyı köşe ve eşyaların altlarına ulaşamıyor.
Bütün bu seçenekler doğrultusunda size uyan hangisinin olduğuna siz karar vereceksiniz. Benim son tecrübemden sonra bu ince paspaslar tercihim, üstelik kuru haliyle yerleri kuru da silebilirsiniz. Kuru haliyle silme günlük temizlik için ideal, şöyle çok toz görünen kısımları hemen alabilirsiniz.
Labels:
elde silme,
ev temizliği,
max system,
mop,
vileda,
yer silme
18 August 2011
Buzdolabı İç Temizliği
Yeni evli iseniz, yeni bir buzdolabı için uzun süre temizlemeye ihtiyacınız olmayabilir. Ancak en baştan bazı önlemleri almanızı öneririm.
Ben ve çevremdeki bir çok kişi buzdolabı raflarına şeffaf kalın plastik örtüler seriyor. Plastik masa örtüsü satan yerlerde bulabileceğiniz bu şeffaf örtüleri, raflarınızın ebatlarında kesip koyabilirsiniz. Lekelendiği zaman bezle silebileceğiniz gibi, toz halinde bir şey döküldüğünde ise, plastiği çıkarıp silkeleyebilirsiniz.
Ben Ikeadan aldığım, bir tarafı pütürlü rulo halinde satılan bir plastik malzeme kullanmıştım. Temizlemesi biraz daha zor olmakla birlikte, pütürlü yüzeyinin çıkıntıları sebebiyle, akışkan birşey döküldüğünde akmadan durabiliyor.
Bu tip örtüleri kullanırken dikkat edilmesi gereken husus, buzdolabının temel işleyişini bozmamak. Eğer raflarınız delikli veya çubuklu ise bu örtüleri kullanmayın. Buzdolabındaki hava dolaşımını kesmiş olursunuz. Ancak yeni modellerin çoğunun rafları deliksiz düz camdan yapılıyor, bunlar için gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.
Temizlik için birinci püf noktamız, hemen temizlemek, dökülen bir şey olduğunda kurumasına izin vermeyin. Bazen yağlı şişeler yada soslar akıp dibinde leke bırakır, şişelerin temiz olduğuna emin olun.
Diğer püf noktası, buzdolabının kokusunu engellemek. 5 yıldır kullandığım buzdolabının hala ilk aldığım günkü gibi pırıl pırıl ve kokusuz olduğunu söylemeliyim. Kokuyu engellemenin yolu koyduğunuz yiyecekleri kapalı kaplarda, yada poşetlerde muhafaza etmektir. Peynirin ya da kalan bir yemeğin mutlaka üzeri kapalı olmalı.
Bunları yaptığınızda uzun süre silmeye ihtiyaç duymayacaksınız, hatta en son ne zaman sildiğinizi bile unutabilirsiniz. Ama ben titizim arada silmeliyim derseniz, sirkeli su yapıp bir bezle silin.Sirke kokusu rahatsız etse de bir süre sonra buzdolabındaki yemek kokularını alır ve hijyen sağlar. Daha sonrasında bir de durulamak gerekeceği için, köpüklü sularla silmiyorum ben, sirkeli su ile tek seferde yapabiliyorum. Tabi zaman zaman inatçı lekeler olduğunda cife başvuruyorum.
Eğer buzdolabınızın derin dondurucusu buz yapıyorsa, ya da derin dondurucudaki donmuş yapışmış şeyleri çıkarmak istiyorsanız sakın kazımayın. Buzdolabına zarar verebilirsiniz. Bunun yerine o bölgeye biraz sirke döküp bekleyin. Biraz sonra çıkacaktır. Sirkenin içindeki alkol buzu eritir.
Tabi eski tip buz yapan buzdolaplarının, karlarını temizlemeye sirkeler yetmez. Fişi çekmek lazım gerektiğini herhalde biliyorsunuzdur.
Ben ve çevremdeki bir çok kişi buzdolabı raflarına şeffaf kalın plastik örtüler seriyor. Plastik masa örtüsü satan yerlerde bulabileceğiniz bu şeffaf örtüleri, raflarınızın ebatlarında kesip koyabilirsiniz. Lekelendiği zaman bezle silebileceğiniz gibi, toz halinde bir şey döküldüğünde ise, plastiği çıkarıp silkeleyebilirsiniz.
Ben Ikeadan aldığım, bir tarafı pütürlü rulo halinde satılan bir plastik malzeme kullanmıştım. Temizlemesi biraz daha zor olmakla birlikte, pütürlü yüzeyinin çıkıntıları sebebiyle, akışkan birşey döküldüğünde akmadan durabiliyor.
Bu tip örtüleri kullanırken dikkat edilmesi gereken husus, buzdolabının temel işleyişini bozmamak. Eğer raflarınız delikli veya çubuklu ise bu örtüleri kullanmayın. Buzdolabındaki hava dolaşımını kesmiş olursunuz. Ancak yeni modellerin çoğunun rafları deliksiz düz camdan yapılıyor, bunlar için gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.
Temizlik için birinci püf noktamız, hemen temizlemek, dökülen bir şey olduğunda kurumasına izin vermeyin. Bazen yağlı şişeler yada soslar akıp dibinde leke bırakır, şişelerin temiz olduğuna emin olun.
Diğer püf noktası, buzdolabının kokusunu engellemek. 5 yıldır kullandığım buzdolabının hala ilk aldığım günkü gibi pırıl pırıl ve kokusuz olduğunu söylemeliyim. Kokuyu engellemenin yolu koyduğunuz yiyecekleri kapalı kaplarda, yada poşetlerde muhafaza etmektir. Peynirin ya da kalan bir yemeğin mutlaka üzeri kapalı olmalı.
Bunları yaptığınızda uzun süre silmeye ihtiyaç duymayacaksınız, hatta en son ne zaman sildiğinizi bile unutabilirsiniz. Ama ben titizim arada silmeliyim derseniz, sirkeli su yapıp bir bezle silin.Sirke kokusu rahatsız etse de bir süre sonra buzdolabındaki yemek kokularını alır ve hijyen sağlar. Daha sonrasında bir de durulamak gerekeceği için, köpüklü sularla silmiyorum ben, sirkeli su ile tek seferde yapabiliyorum. Tabi zaman zaman inatçı lekeler olduğunda cife başvuruyorum.
Eğer buzdolabınızın derin dondurucusu buz yapıyorsa, ya da derin dondurucudaki donmuş yapışmış şeyleri çıkarmak istiyorsanız sakın kazımayın. Buzdolabına zarar verebilirsiniz. Bunun yerine o bölgeye biraz sirke döküp bekleyin. Biraz sonra çıkacaktır. Sirkenin içindeki alkol buzu eritir.
Tabi eski tip buz yapan buzdolaplarının, karlarını temizlemeye sirkeler yetmez. Fişi çekmek lazım gerektiğini herhalde biliyorsunuzdur.
08 August 2011
Örümcek Ağlarının Temizlenmesi
Genç kızlığımızda annem öğrenmemiz için ev işlerini yaptırdığında, ablamla sürekli azar işittiğimiz konu örümcekler idi. Biz her yeri siler süpürür, aklımızca tertemiz yapardık ama annem mutlaka örümcek ağları görürdü.
Hatta teyzem annemden biraz daha takıntılıdır, o evimize gelir gelmez, yada bir yere gider gitmez örümcek ağı yoklaması yapardı :) Şimdilerde ya eskisi kadar örümcek ağı yok, ya da ben hala görmüyorum ama siz siz olun, evi temizlemeden önce ağları temizleyin.
Temizliğe ilk başlandığında tavanın köşeleri, kapı arkaları, mobilya kuytuları, kalorifer ile duvar araları, kısacası fazla göz önünde olmayan yerlerin kontrol edilmesi lazım. Bu yoklamayı evi süpürme aşamasında da yapabilirsiniz.
Bir sopanın ucuna kuru bez takarak, viledanız henüz ıslanmamışken, yada elektrik süpürgesinin ince uçları ile bu ağları temizleyebilirsiniz. Ardından temizliğe başlayın ki, sonradan ev tertemiz olduğunda ağları temizlerken çıkabilecek olan toz evinizi yeniden kirletmesin :)
Hatta teyzem annemden biraz daha takıntılıdır, o evimize gelir gelmez, yada bir yere gider gitmez örümcek ağı yoklaması yapardı :) Şimdilerde ya eskisi kadar örümcek ağı yok, ya da ben hala görmüyorum ama siz siz olun, evi temizlemeden önce ağları temizleyin.
Temizliğe ilk başlandığında tavanın köşeleri, kapı arkaları, mobilya kuytuları, kalorifer ile duvar araları, kısacası fazla göz önünde olmayan yerlerin kontrol edilmesi lazım. Bu yoklamayı evi süpürme aşamasında da yapabilirsiniz.
Bir sopanın ucuna kuru bez takarak, viledanız henüz ıslanmamışken, yada elektrik süpürgesinin ince uçları ile bu ağları temizleyebilirsiniz. Ardından temizliğe başlayın ki, sonradan ev tertemiz olduğunda ağları temizlerken çıkabilecek olan toz evinizi yeniden kirletmesin :)
Subscribe to:
Posts (Atom)














