29 October 2012

Kireç Lekelerine Sirke

Tencere çaydanlık cezve gibi eşyaların diplerinde biriken kireçleri çıkarmak için bir çok pahalı deterjan satılıyor. Oysa bunların hiç birine gerek yokmuş. Tek başına sirke bu iş için harika. Biraz sirke döküp bekleyin tamamen çıkacağını göreceksiniz.

Çok fazla miktarda kireç birikmiş ise, buna birkaç sefer sirke eklemeniz gerekebilir. Her seferinde bir tabaka azalacaktır. Ben mümkün olduğunca biriktirmeden, beyazlaşmaya başladığını gördükçe sirkeliyorum eşyalarımı.

Yine lavabo armatürlerindeki kireç lekeleri için sirkeyi kullanabilirsiniz. Ovma süngerine bira döküp ovun tertemiz olacak.

Sirkeyi buzdolabı temizleme amacıyla kullandığımı da daha önce burada yazmıştım. Yemeklerimize bile koyduğumuz için deterjanlarla kıyaslandığında ne kadar sağlıklı olduğu çok açık.

12 October 2012

Pratik Blender Temizliği

Çorba yaparken blenderları sıkça kullanıyorum. Malzemeleri önce suda haşlayıp, sonra blender ile geçirip yağını tuzunu gerekirse ununu ekleyince kolayca hızlı çorbalar yapıyorum. Blenderı alırken pek dikkat etmeyip ucuz bir model almıştım ve malesef uç kısmı ayrılmıyormuş.

Bu durumda kullandıktan hemen sonra çeşme altında sabunlayıp yıkıyorum ama bazen aceleden (bebek dolayısı ile) hemen yıkayamıyorum ve kuruyup kalıyor.

Böyle durumlarda bir kaba sıcak su ve deterjan koyup blenderı çalıştırıyorum. Bir kaç dııırt dan sonra tertemiz. Çeşmenin altında duruluyorum tamam.

Benzer temizleme yöntemini rondo ve robotlar için de kullanabilirsiniz :)

16 May 2012

Mikrofiber Bez İle Toz Almak Çok Kolaymış

En sevmediğim temizlik türü toz almak benim. Bunda en son yapılmasının da etkisi var. Ev süpürülüp yerler silindikten, ortalık toplandıktan sonra toz alınır ama bu aşamaya gelene kadar benim pilim de motivasyonum da biter. Toz almak, hele ufak tefek objeler varsa tek tek kaldırıp silmek çok uğraştrıcı.
Mikrofiber bezleri mutfakta kullanıyordum. Ankastre yüzeylerde hiç toz bırakmadan temizliyor. Ancak çoğunlukla ıslak kullandığımdan kuru haldeki performansını bilmiyormuşum. Özellikle mobilyalarda kuru halde bile (ıslak da kullanılabilir) çok güzel tozları topluyor ve bezden kolayca çıkıyor. 
Resim ararken rasladığım bu sitede de kullanımı ile ilgili ayrıntılı bilgi mevcut. Ben geç keşfettim ama tavsiye ederim.

11 May 2012

21 March 2012

Puf Poğaça için Püf Noktalar

fotonun kaynağı ve tarifi
Yurt dışında yaşayanlar mutfağımızın zenginliğini ve ne kadar leziz olduğunun ayırımına daha kolay varıyor. Poğaça benzeri yiyecekler her ülkede olsa da genelde malzemeler içine değil üstüne konuluyor yada tatlı ağırlıklı oluyor. Biz de uzun süre hasret çektikten sonra ev yapımı poğaçalarla özlemlerimizi gidermeye çalışıyoruz.

Hamuru pufidik yapan maya / kabartma tozudur ama benim değinmek istediğim diğer ayrıntılar olacak.

Genelde tariflerdeki ölçülere birebir uyamıyorum. Zaten insan istese de uyamıyor, sıvı ölçülerde mutlaka ölçekli kap, katı ölçülerde tartı kullanmadığı sürece. Diğer yandan ölçülere ne kadar bağlı kalsan da, malzemeler tutmuyor. Unun kıvamı, yağın markası vs, çok sayıda etken var.

Buradaki poğaça denemelerimde, bir türlü Türkiye'deki pufidikliği yakalayamıyordum. Herhalde unundan olmalıydı ama ben kendi klasik tarifimi aynen kullanmaya devam etmiştim. Sonradan tüm malzemeleri bir anda koymak yerine, önce sıvı malzemeleri ekleyip, unu yavaş yavaş katarak (hatta kıvamı artana kadar çırpma teli ile karıştırarak) yapmaya başladım. Pufidik poğaçalar için hamurun ele yapışmayacak kıvamda ama mümkün olan en yumuşak halinde olması gerekiyor. Un biraz fazla gelip de hamur sertleşirse, kabarması ve yemesi zor poğaçalar oluyor.

Bir diğer püf noktası ise, fırından çıktıktan sonra poğaçaların üzerine biraz su damlatıp hemen naylon bir poşetle hava almayacak şekilde kapamak. Sıcağın etkisiyle buharlaşan su, poğaçaları ve hatta börekleri yumuşack yapıyor. Tabi ben eğer kıtır kıtır seviyorum derseniz o başka :)

07 March 2012

Cam & Pencere Silmek

Güneşin parıldamaya başlamasıyla birlikte pencerelerde temizlik yapmanız gerektiği yüzünüze çarpıyor mu benim gibi? Bu günlerde hamileliğimin 37. haftası içinde olduğumdan camları silmek gözümde büyüse de sanırım yavaş yavaş yapacağım.

Pencere ve camları silmek için iki yöntem var, birincisi klasik bezlerle silmek, ikincisi ise cam sileceği ile silmek. İkisine de kısaca değinelim.

Cam silerken dikkat edilecek önemli husus temizden kirliye doğru gitmek. Öncesinde evin içine bakan pencereler tamamen silinir sonra dışarıdan silmeye geçilir.

Ayrıca öncesinde şu ayrımı da yapmak lazım. Sadece camlar mı silinecek yoksa çerçeveler de silinecek mi. Günümüzde artık çoğunlukla pvc pencereler kullanılıyor. Eğer beyaz ise, bunlar bir süre sonra kararabiliyor. Pvc pencereleri en iyi temizleme yöntemi bulaşık süngeri ve cif ile ovmak. Hemen ardından ıslak bir bezle fazlalığı alıp durulayın. Cam silme işine geçmeden önce pvc lerin temizlenmesi gerekir çünkü bu aşamada camlar kirleniyor. Ya da sırayla yapabilirsiniz tabi bir pencere kanadının önce pvc kenarları ardından da iç kısmı silinebilir. İç kısımlarının silinme işlemini aşağıdaki gibi yapıyoruz.

Klasik Yöntem: Bu yöntemde bir leğene deterjanlı su hazırlanır. Biri ıslak biri kuru silme için tercihen beyaz renkte ve penyeden (özellikle kurulama bezi eski penye atletler falan olmalı, çünkü kurularken toz bırakmıyor) bez hazırlanır. Deterjan olarak camlarda en uygun temizlik bana göre bulaşık deterjanı ile oluyor. İsterseniz biraz çamaşır suyu da katabilirsiniz. Doğal temizlik ürünlerinden yana olanlar arap sabunu da kullanabilir. Islak bezle önce camın tüm yüzeyini siliyoruz, ardından fazla kurumasını beklemeden kuru bezle siliyoruz. Eğer kurursa yeniden ıslatıp kurulamakta fayda var, yoksa bugulu kalacaktır.

Bazı kişiler bir leğene su hazırlamak yerine doğrudan fısfıslı camsil deterjanlarını cama sıkıp ardından kurulayarak silmeyi tercih ediyor. Eğer camlar çok kirli değilse bu yöntem ideal, ancak kirli camlarda camsil yeteri kadar iyi temizlemiyor, daha çok bulanıklaştırıyor ve kurulama beziniz hemen batıyor. Bir kaç tane kurulama bezi harcamak zorunda kalınabiliyor.

Kurulama bezine alternatif olarak gazete kağıtları da kullanılabilir, gerçekten iyi temizliyorlar.

Bir de silme ve kurulama işlemini tek seferde yapmak için özel cam bezleri satılıyor. Bu bezler iyice sıkıldığından yüzeyi silerken kuru da bıraktığı için çok daha hızlı sonuç veriyor. Fakat benim kullandığım bütün bu tip bezler, çok çabuk lekelendiği ve sonrasında da lekeleri çıkaramadığım için içime pek sinmiyordu.

Cam sileceği ile silmek: Bu yöntemde de öncesinde bir süngerle tüm camı köpürtmek ardından silecekle çekmek gerekiyor. Genelde silecek iyi ise ekstra bir kurulamaya gerek kalmaz ancak, camın kenar kısımları ve köşeleri sulu kalıyor. Bunun için yine bir kuru bezle dört köşeyi de silmek lazım sonrasında. Bir de silecek ile camı silerken akan suları yakalama konusunda dikkat etmek lazım, yerlere damlayabilir. Hemen camın altında diğer elinizde kuru bezle hazır beklemekte fayda var.

Camlar silindikten sonra geriye kalan tek şey mermerler oluyor. İç mermerlerin (ya da pervazın) silinmesi sorun değil ama dış kısımda özellikle kuş pislikleri varsa biraz zahmetli.  Ben bu aşamada kuş pisliklerin ıslatmadan, önce plastik bir bıçak ile kazırım. İşim bitince de o plastik bıçaklar çöpe gider.  Ardından çok eskimiş gözden çıkaracağım bir ıslak bezle siler sonra onu da çöpe atarım. Kaba temizliği bittikten sonra isterseniz daha derin temziliğini cif, çamaşır suyu, sünger vs ne şekilde istiyorsanız yapabilirsiniz.

06 March 2012

Yeni Yazı Grubu Zaman Planlaması

Sevgili Çok Bilmiş'in kendi blogunda paylaştığı "Gün 24 Saat Yetmiyor Mu? Zaman Planlaması" başlıklı yazılarını bundan sonra bu sayfadan yayınlayacağız.  Faydalı yazılarını ve yorumları okumadan geçmeyin. Hızlı bağlantı olarak hemen yandaki SAYFALAR kısmını kullanabilirsiniz.