18 November 2013

Düzgün Şekilli Hamur Açmak

Öyle çok aman aman uzman değilim hamur açma konusunda ama kendimi kurtarıyorum diyelim. Önceden hamur açtığımda kenarları dalgalı, ne yuvarlak ne kare acayip şekillerden oluşurdu yufkalarım.

Küçükken bir komşu teyzemiz vardı, kadınlar toplaşıp yufka açarlarken onun minik minik hamur topları hazırlayış şekli hafızamda hala. O kadar uzun gelirdi bana o topları yuvarlama süresi, bir an önce gözleme yemek istediğim için sıkılırdım.

Fakat asıl önemli nokta burasıymış. Bütün hamuru yoğururken ne kadar titiz olursanız olun, hamur yeteri kadar homojen (yani düzgün ve pürüzsüz) olmuyor. Ufak parçalara ayrıldığında hepsi yeniden iyice yoğurulmalı ve homojen yapılmalı ve tam bir küre şeklini almış olmalı. Sonra üzerine hafifçe bastırıp açmaya koyulmalı.

Düzgün bir top şeklinde açılmaya başlanan hamur düzgün bir daire olur. Tabi sadece tek yönde değil her yönde açılması kaydıyla.

06 November 2013

Mutfak Dolaplarindaki Yag Lekelerini Cikarmak

Mutfak dolaplarinin ozellikle aspiratore yakin bolumlerinde ve ust dolaplarin alt kisminda cok fazla yag spotlari birikir. Normalde cok dikkat cekmeyen bu bolge basinizi egip baktiginizda sizi soka sokabilir :) Boyle cok sayida sari-turuncu renkte noktalar olusmussa bunu temizlemek hic kolay degil.

Ben yillarca her turlu yolu denedim. yag cozuculer, ovucular hic biri kolay degil. Sonunda cikariyorlar ama benim yontemim kadar hizli olmuyor.

Ben bu lekeleri top seklinde olan bulasik teli ile cikariyorum. Ancak oncesinde hic su surmeyeceksiniz, hem tel hem de yuzey tamamen kuru olmali. Teli hafifce surtun ve tum lekeler kolayca kazinmis olacak, bittikten sonra islak bezle soyle bir silin tamam.

Bu yontemi bu sekilde yaglanmis her yerde kullanabilirsiniz ama cizilmeyecegine dikkat etmek lazim. Genelde mutfak dolaplarinin govdeleri kapaklarindan farkli olur ve mdf veya sunta kaplama denilen bir malzemeden yapilmis olur. Bu malzeme telden etkilenmiyor. Eger dolap kapaklariniz da boyle cizilmeyen malzeme ise (parlak laminat kapaklar uygun olmayacaktir) kapaklari da telleyebilirsiniz.

Deneyin bakin sasiracaksiniz

28 October 2013

Havanda Sarımsak Dövmenin de bir Adabı var

Biraz önce bloğun eski yazılarına göz atıyordum ve bir yorumda bu ayrıntıyı gördüm, yorum olarak kalmasın bir post olsun istedim. 

Çocukluğumdan beri hatırladığım bir anı, bizim evde sarımsak dövme işi daima babama aittir. Taa o zamanlar bize öğretmişti önce biraz tuz koyacaksın sonra döveceksin diye. Bu yöntem benim için öyle olağan bir şey ki herkesin uygulamadığı aklımın ucundan geçmezdi.

Bir kaç yıl önce fakültede profesör danışmanım (yemek yapan biri ayrıca) bir sohbet esnasında sarımsakları dövmenin kolay bir yolunu bulduğunu söylemişti. Tuz eklemek. E nasıl yani bilmiyor muymuş diye şok olmuştum. 60 yaşına yakın adam bilmiyormuş demek ki.

İşte bu yüzden yazayım belki bu bilgiyi kaçıranlar vardır. Sarımsakları tuz ile rahatça dövebilirsiniz.

Bol Bol Salata

Keşke yemesini sevdiğim kadar yapmayı da sevseydim salatayı, ama sevmiyorum. Kimi zaman üşenip salatasız sofralar sunmak zorunda bile kalıyorum. Hepsini tek tek yıkamak doğramak çok zor geliyor.

Son zamanlarda salata yapmaya giriştiğim her seferde, miktarını bol tutuyorum ve kocamaaan bir kaseyi dolduruyorum. Mesela göbeğin tamamı, bir kaç salatalık , 1 pırasa ( özellikle kışın hep koyarım) , bir demet roka hepsini doğrayıp hazırlıyorum. Bir tek domatesi eklemiyorum ki sulandırmasın.

Eğer tuz, yağ limon gibi soslarını eklemezseniz, kaseyi poşetle kapatarak bu şekilde uzun süre bozulmadan durur salata. Her akşam biraz alıp üzerine isterseniz domates ekleyip sunabilirsiniz. 

Ancak dikkat edilecek bir husus var. Saklayacağımız salatanın mümkün olduğunca kuru olması gerekiyor. Salata kurutmak için aparatlar varmış (bende yok) mümkünse onlar kullanılmalı, yoksa benim yöntemim yeteri kadar işe yarıyor.

Yıkanan malzemeleri kesme tahtası üzerine koyuyorum ve biraz bekleyip tahtayı eğerek fazla suyu akıtıyorum. Tahta üzerinde kestikten sonra yeniden aynı işlemi yapıyorum çünkü keserken yine sular birikiyor. Bu şekilde suyun çoğu gidiyor.

Daha sonra yayvan bir kap yerine dibi daha dar derin bir kaba koymak faydalı. (Ben büyük cam kaseye koyuyorum) Çünkü beklerken kalan sular dibe süzülüyor. Suyun sebep olduğu ıslaklık malzemeyi yumuşatsa da bundan sadece dipteki az bir miktar etkileniyor.

25 October 2013

Kış sebzelerinin fazlası dondurucuya

Ne kadar arzu etsem de yaz sonunda kışlık hazırlayan biri olmadım hiç. Hem bu ülkede öyle bol sebze olmadığından hem de zaman bulamadığımdan. Ancak derin dondurucu kullanmayı seviyorum, çok da faydalanıyorum. 

Mesela bir karnıbahar aldım, hepsini haşladım, yarısını kızarttım yedik ( hepsi bize çok gelecekti). Geri kalanı ise bir kaç gün içinde tüketmek pek iştah açıcı olmadığından doğruca dondurucuya koydum. 

Kışın bazen salata yapmak bana zor geliyor. O zamanlarda tek (mesela sadece havuç) veya birkaç çeşit sebzeyi (mesela havuç patates brokoli) haşlar üzerine biraz yağ ve sarımsaklı yoğurt dökerek pratik salata yaparım. Hem diğer salatalar kadar soğuk olmuyor :D

İşte bu amaçla kalan sebzeleri, bozulmaya yüz tutan havuçları haşlayıp dondurucuya koymak iyi oluyor benim için. Çıkarıp mikrodalgada çözdürüyorum, üzerine yoğurt döküyorum tamam.

Bu şekilde koyabileceğiniz sebzeler; brokoli, karnıbahar, havuç ve brüksel lahanası olabilir. Yoğurdun üzerine bir de kırmızı biberli kızdırılmış yağ ekledin mi yeme de yanında yat.

23 October 2013

Yatmadan önce ne yap ne et mutfağı toplu bırak

Diye size yazsam da aslında kendime de hatırlatıyorum. Bir süredir kendime koyduğum bu kuralı titizlikle uyguluyorum ve çok mesudum.

Akşam ne kadar yorgun olursak olalım biraz daha emek verip mutfağı toplu bırakmanın getirisi daha büyük bence. Sabah uykulu kalkınca dağınık bir mutfağı görmek benim moralimi çok bozuyor. Karnım aç kahvaltı mı hazırlayayım, dağınıklığı mı toplayayım, kahve mi içip ayılayım bilemiyorum. Bu karmaşıklık kalkar kalkmaz insanın sinirini bozuyor ve ne yazık ki günün geri kalanını etkiliyor. Bu yüzden toplu mutfak candır arkadaşlar.

Köfte Soğanı Sorunsalı

İki buçuk kişi olduğumuzdan mütevellit, köfteyi az miktarda yapıyorum. Çok yap buzdolabına at dediğinizi duyar gibiyim ama çocukla kıymayı dolaba koyabilmem bile zor değil köfte yapayım (porsiyonlara ayırıp koyuyorum da). Neyse her köfte yaptığımda içindeki soğanlar bir türlü istediğim gibi olmazdı.

Köftenin hem lezzeti hem de dağılmaması için soğanların mümkün olduğunca ince doğranması gerekiyor. Ben rondodan geçiriyorum ama genelde tek soğan rondoda az kalıyor iyi parçalanmıyor. Rendeleme ve incecik doğrama işini de denedim ama bu yöntemler için her zaman yeterli zamanım olmuyor.

Ben de köftenin içine koyduğum ekmekle soğanı aynı anda rondodan geçirmekte buldum çözümü. Soğanlar da ekmekler de istediğim kıvamda oluyor. Ekmek ıslanmış oluyor fakat olsun, zaten yoğururken ıslanıp karışacak. Peki neden bunu yıllardır akıl etmedim hiç bilmiyorum. Annemin öğüdü, rondoyu kullanırken (aslında her türlü mutfak eşyası için söyler) önce daha temiz bırakanlar ardından ıslak ve yağlılar kullanılmalı. Yani ekmeği önce rondodan geçir ki dökerken kolay olsun. Islak rondoda ekmekler yapışacak bir de onu sıyırmaya uğraşıcan falan filan. Neyse ben hepsini tek seferde yaptım çözdüm gitti. Tavsiye ederim.